9786255536143
1296448

https://www.kitapbahcesi.com/kavramsal-putperestlik-ve-felsefe-jean-luc-marion-felsefesine-bir-giris
Kavramsal Putperestlik ve Felsefe; Jean-Luc Marion Felsefesine Bir Giriş
140.60
Çağdaş Fransız felsefesinin en önemli temsilcilerinden biri olarak görülen Jean-Luc Marion, Batı metafiziğinin geleneksel Tanrı tasavvuruna yönelik sert eleştiriler yapar. Ona göre metafiziğin Tanrı'yı bir ilke, temel, sebep ya da varlık olarak kavrayışı, insan düşüncesinin sınırlamalarına tabi kılmaktadır. Marion, bu durumu "kavramsal putperestlik" olarak adlandırır ve Batı düşüncesindeki metafizik geleneğin, Tanrı'yı bir "causa sui" (kendi kendisinin nedeni) olarak ele alışını eleştirir. Heidegger'in onto- teoloji eleştirisinden yola çıkarak Marion, metafiziğin Tanrı'yı bir varlık kategorisine indirgemesi ve insanın rasyonel yetileriyle tanımlamaya çalışmasının, onun aşkınlığını göz ardı ettiğini belirtir. Bu epistemolojik belirleme Tanrı'yı sınırlandıran bir bakışın ortaya çıkmasına neden olur. Bu bağlamda, Marion'un felsefi projesi, metafiziksel Tanrı anlayışını aşarak, ilahi olanı insan aklının ötesinde, aşkın bir fenomen olarak yeniden düşünmeyi amaçlar. Söz konusu anlayışın aşılmasının yolu olarak ise Marion, fenomenolojiyi devre sokmak ister. Marion'un düşüncesinde fenomenoloji, metafizik sınırları aşmak için kritik bir rol oynar. "Doygun fenomen" ve "verilmişlik" gibi kavramları, onun fenomenolojik yaklaşımının temel taşlarıdır. Doygun fenomen, insan kavrayışını aşan bir deneyim biçimini ifade ederken, verilmişlik, bu fenomenlerin kendilerini nasıl sunduğunu açıklayan bir çerçeve sunar. Marion, bu kavramlar aracılığıyla, Tanrı'nın insan deneyimindeki aşkın varlığını anlamaya çalışır. Özellikle, Tanrı'yı ikonik bir bakış ile ele almak istemesi, onun düşüncesinin merkezindedir. İkon, Tanrı'nın insana kendini açtığı, ancak insan kavrayışını aşarak aşkınlığını koruduğu bir ilişki biçimini temsil eder. Bu yaklaşım, hem metafiziğin geleneksel Tanrı tasavvurunu hem de modern teolojinin sınırlamalarını aşmayı hedefler. Modern teoloji ve düşüncenin merkezinde de yer alan Tanrı meselesine yönelik ise Marion, Descartes'ten hareket eder. Marion'un Descartes eleştirisi, modern metafizik geleneğinin temel taşlarından birine yönelir. Descartes, Tanrı'yı rasyonel bir ilke olarak merkeze almış ve onu bilginin temel kaynağı olarak tanımlamıştır. Marion, Descartes'ın Tanrı'yı bir "kendi kendisinin nedeni" olarak kavrayışının, ilahi olanı bir metafizik sisteme indirgediğini ve onun aşkınlığını zedelediğini savunur. Bu eleştiri, Marion'un Batı metafiziğinin Tanrı anlayışına yönelik genel eleştirisinin
bir uzantısıdır. Buna karşılık, Orta Çağ düşünürlerinden Aquinas'ın Tanrı'yı aşkın bir varlık olarak ele alışı, Marion tarafından daha tutarlı ve Tanrı'nın doğasına uygun bir yaklaşım olarak görülür. Yine Marion,
geleneksel Batı düşüncesinin Tanrı anlayışının yıkılmasındaki merkezi figür olarak gördüğü Nietzsche'yi ele alarak, onun “Tanrı öldü” sözüne de ayrıca önem verir. Marion'a göre bu söz felsefede bir çok şeyin yeniden
ele alınması için önemli bir kalkış noktasıdır. “Tanrı öldü” sözüne önem veren bir diğer düşünür olan Heidegger'i de ele alan Marion için, Heidegger'in metafiziğe yönelik ileri sürdüğü suçlamalar doğrudur. Fakat Heidegger,
Tanrı konusunda çifte bir putperestlik sergilemektedir. Ona göre bu durum, Heidegger'in meseleyi tam olarak aşamadığının bir göstergesidir. Marion'un felsefesi hem metafizik hem de teoloji alanında yenilikçi bir
Çağdaş Fransız felsefesinin en önemli temsilcilerinden biri olarak görülen Jean-Luc Marion, Batı metafiziğinin geleneksel Tanrı tasavvuruna yönelik sert eleştiriler yapar. Ona göre metafiziğin Tanrı'yı bir ilke, temel, sebep ya da varlık olarak kavrayışı, insan düşüncesinin sınırlamalarına tabi kılmaktadır. Marion, bu durumu "kavramsal putperestlik" olarak adlandırır ve Batı düşüncesindeki metafizik geleneğin, Tanrı'yı bir "causa sui" (kendi kendisinin nedeni) olarak ele alışını eleştirir. Heidegger'in onto- teoloji eleştirisinden yola çıkarak Marion, metafiziğin Tanrı'yı bir varlık kategorisine indirgemesi ve insanın rasyonel yetileriyle tanımlamaya çalışmasının, onun aşkınlığını göz ardı ettiğini belirtir. Bu epistemolojik belirleme Tanrı'yı sınırlandıran bir bakışın ortaya çıkmasına neden olur. Bu bağlamda, Marion'un felsefi projesi, metafiziksel Tanrı anlayışını aşarak, ilahi olanı insan aklının ötesinde, aşkın bir fenomen olarak yeniden düşünmeyi amaçlar. Söz konusu anlayışın aşılmasının yolu olarak ise Marion, fenomenolojiyi devre sokmak ister. Marion'un düşüncesinde fenomenoloji, metafizik sınırları aşmak için kritik bir rol oynar. "Doygun fenomen" ve "verilmişlik" gibi kavramları, onun fenomenolojik yaklaşımının temel taşlarıdır. Doygun fenomen, insan kavrayışını aşan bir deneyim biçimini ifade ederken, verilmişlik, bu fenomenlerin kendilerini nasıl sunduğunu açıklayan bir çerçeve sunar. Marion, bu kavramlar aracılığıyla, Tanrı'nın insan deneyimindeki aşkın varlığını anlamaya çalışır. Özellikle, Tanrı'yı ikonik bir bakış ile ele almak istemesi, onun düşüncesinin merkezindedir. İkon, Tanrı'nın insana kendini açtığı, ancak insan kavrayışını aşarak aşkınlığını koruduğu bir ilişki biçimini temsil eder. Bu yaklaşım, hem metafiziğin geleneksel Tanrı tasavvurunu hem de modern teolojinin sınırlamalarını aşmayı hedefler. Modern teoloji ve düşüncenin merkezinde de yer alan Tanrı meselesine yönelik ise Marion, Descartes'ten hareket eder. Marion'un Descartes eleştirisi, modern metafizik geleneğinin temel taşlarından birine yönelir. Descartes, Tanrı'yı rasyonel bir ilke olarak merkeze almış ve onu bilginin temel kaynağı olarak tanımlamıştır. Marion, Descartes'ın Tanrı'yı bir "kendi kendisinin nedeni" olarak kavrayışının, ilahi olanı bir metafizik sisteme indirgediğini ve onun aşkınlığını zedelediğini savunur. Bu eleştiri, Marion'un Batı metafiziğinin Tanrı anlayışına yönelik genel eleştirisinin
bir uzantısıdır. Buna karşılık, Orta Çağ düşünürlerinden Aquinas'ın Tanrı'yı aşkın bir varlık olarak ele alışı, Marion tarafından daha tutarlı ve Tanrı'nın doğasına uygun bir yaklaşım olarak görülür. Yine Marion,
geleneksel Batı düşüncesinin Tanrı anlayışının yıkılmasındaki merkezi figür olarak gördüğü Nietzsche'yi ele alarak, onun “Tanrı öldü” sözüne de ayrıca önem verir. Marion'a göre bu söz felsefede bir çok şeyin yeniden
ele alınması için önemli bir kalkış noktasıdır. “Tanrı öldü” sözüne önem veren bir diğer düşünür olan Heidegger'i de ele alan Marion için, Heidegger'in metafiziğe yönelik ileri sürdüğü suçlamalar doğrudur. Fakat Heidegger,
Tanrı konusunda çifte bir putperestlik sergilemektedir. Ona göre bu durum, Heidegger'in meseleyi tam olarak aşamadığının bir göstergesidir. Marion'un felsefesi hem metafizik hem de teoloji alanında yenilikçi bir
Axess Kartlar
Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
---|---|---|
Tek Çekim | 140,60 | 140,60 |
2 | 73,11 | 146,22 |
3 | 49,68 | 149,04 |
6 | 25,31 | 151,85 |
QNB Finansbank Kartları
Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
---|---|---|
Tek Çekim | 140,60 | 140,60 |
2 | 73,11 | 146,22 |
3 | 49,68 | 149,04 |
6 | 25,31 | 151,85 |
Bonus Kartlar
Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
---|---|---|
Tek Çekim | 140,60 | 140,60 |
2 | 73,11 | 146,22 |
3 | 49,68 | 149,04 |
6 | 25,31 | 151,85 |
Paraf Kartlar
Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
---|---|---|
Tek Çekim | 140,60 | 140,60 |
2 | 73,11 | 146,22 |
3 | 49,68 | 149,04 |
6 | 25,31 | 151,85 |
Maximum Kartlar
Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
---|---|---|
Tek Çekim | 140,60 | 140,60 |
2 | 73,11 | 146,22 |
3 | 49,68 | 149,04 |
6 | 25,31 | 151,85 |
World Kartlar
Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
---|---|---|
Tek Çekim | 140,60 | 140,60 |
2 | 73,11 | 146,22 |
3 | 49,68 | 149,04 |
6 | 25,31 | 151,85 |
Diğer Kartlar
Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
---|---|---|
Tek Çekim | 140,60 | 140,60 |
2 | - | - |
3 | - | - |
6 | - | - |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.